ANTİ-EMPERYALİSTLİK SÖZLE Mİ, EYLEMLE Mİ OLUR?
ABD ve Siyonist İsrail iktidarının İran’a karşı başlattığı saldırılar ülkemizde ve dünyada safları netleştirdi. Bir tarafta emperyalist saldırının esas sorumlusu olan ABD’yi görmeyip, Netanyahu’yu çok sert sözlerle eleştirenler var. Diğer tarafta esas saldırının sorumlusu ve planlayıcısı olan ABD’ye açıktan tavır alanlar var.
Ülkeler arasında ABD’ye en net tavır alanların başında Sosyalist Parti tarafından yönetilen İspanya gelmektedir. Başbakan Pedro Sanchez, hiçbir Müslüman ülkenin alamadığı kararlar aldı. Ne ülkesindeki üsleri kullandırdı ne hava koridorunu açtı. İşte gerçek anti-emperyalizm budur.
Ülkemizde ise, gerek iktidar gerek ana muhalefet partisi esas olarak İsrail’i hedef aldılar. Oysa, ABD olmazsa, İsrail gerek Filistin’de gerek Lübnan’da katliamlarına devam edebilir miydi? İktidar, ülkedeki ekonomik sıkıntılar nedeniyle İspanya Başbakanı Pedro Sanchez kadar sert kararlar alamadı. Ancak, ana muhalefet partisi de sözlü açıklamalar yapmakla yetindi. Oysa, emperyalizme karşı savaşmış, dünyadaki ezilen ülkelere örnek olmuş ve Kuvayı Milliye geleneğinden gelen CHP’den kitlesel protesto eylemleri beklenirdi. Hatta, İran’ın Ankara Büyük elçiliği ziyaret edilerek destek açıklaması yapılabilirdi. Ama maalesef bunların hiç birisi yapılmadı.
CHP’nin gerek milli konularda gerekse emperyalist saldırılara karşı kitlesel eylem yapmaktan ve saldırıya uğrayan ülkelere destek vermekten kaçındığı görülmektedir. Aynı çizgi Kemal Kılıçdaroğlu döneminde de yaşandı. Karabağ savaşında Azerbaycan’a destek verilmedi. Hatta bir yöneticisi radikal dincilerin Azerbaycan’ın yanında savaştığını açıklamıştı. Oysa böyle birşey olmadığı gibi, Azerbaycan otuz yıldır işgal altında bulunan toprakları için savaşıyordu. Biz o dönemde CHP genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na gönderdiğimiz elektronik mektuplarla Azerbaycan’a gidilerek İlham Aliyev’e destek verilmesini önermiştik. Ama ne yazıl ki, Kılıçdaroğlu bu ziyareti yapmaktan kaçındı. Bize cevap olarak sadece “teşekkür ederiz” denildi.
Şimdi de benzer politikaları Özgür Özel izlemektedir. Diyeceksiniz ki, CHP genel başkanı Özgür Özel, partisine karşı yapılan operasyonlar nedeniyle diğer konulara fırsat bulamadı. İktidarı hedefleyen bir partinin emperyalizme karşı daha net tavır alması gerekirdi. Partiler bu zor dönemlerde denenir ve halkatan ona göre puan alır. CHP yönetiminin dış politikaya ve dünyadaki gelişmelere yeterince önem vermediği ve net politikalar belirlemediği anlaşılmaktadır. Halk, CHP’den iktidara geldiğinde ne yapacağını beklemektedir. Siz güven veremezseniz, nasıl iktidar olacaksınız?
Dünyadaki son olaylardan sonra, ülkelerin alacakları tutum; gelecekleri için belirleyici olacaktır. Emperyalist saldırıya net tavır alamayan bir partinin iktidar olma şansı yoktur. Aynı şekilde, Emperyalizme net tavır alamayan iktidarların da iktidarlarını devam ettirme gücü olmayacaktır. Zira dünya öyle bir noktaya gidiyor ki; ya ABD ve İsrail’in yanında olacaksınız ya da karşısında. Bunun orta yolu olmayacak. Yani her iki tarafa karşı tarafsız kalmanın şartları kalmayacak, denge politikası izlemek için manevra alanları da olmayacak.
Onun için; iç cephede birlik ve beraberlik çok önemlidir. Emperyalizmin İran saldırısı bu birlik ve beraberliğin ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. O nedenle İktidardaki Cumhur ittifakının Ana muhalefet partili belediyelere karşı başlattığı operasyonlar iç cephenin bütünlüğüne zarar vermektedir. Eğer gerçekten yolsuzluk ve rüşvet varsa, meclise siyasi ahlak yasası getirlir. Bütün partiler de bunu onaylar. Tarafsız bir yargı oluşturularak, iktidar-muhalefet ayrımı yapılmadan bu soruşturmalar yapılır. Kimin suçlu olup olmadığına da tarafsız mahkemeler karar verir. Bu yapıldığı taktirde hiç kimse de yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarına itiraz edemez. Bu yapılmayıp, aynı politikalara devam edildiği taktirde, emperyalistlere ülke içinde kışkırtma ve bölücülük yapma fırsatları doğacaktır. Bu fırsatların verilmemesi ülkemizin geleceği açısından bir zorunluluk taşımaktadır.
Makalemize son verirken, yeni dünya şartlarında emperyalizme net tavır alamayanların ülke yönetiminde görev alma şanslarının olamayacağını tekrar belirtelim. Ülkeyi yönetenlere veya yönetmeye aday olanlara Mustafa Kemal’in mücadelesini örnek olarak verelim. Anadolu’nun emperyalist işgaline net tavır alamayanlar tasfiye olup, bugün adları bile anılmamaktadır. Ama, emperyalizme direnenler başta Mustafa Kemal olmak üzere, sonsuz kadar saygıyla anılmaya devam edileceklerdir.
Hamdullah Dedeoğlu
23.04.2026.
Ek: Karabağ savaşı sırasında CHP genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na gönderilen elektronik posta.
Azerbaycan hk.
| 4 Kas 2020 Çar 16:56 |
|
| |
| ||||
Kamuoyunda Azerbaycan'a yeterli destek vermediğiniz konusunda bir algı bulunmaktadır. Bu algıyı kırmak için sizin de başında bulunduğunuz bir heyetle Azerbaycan'a destek ziyaretinde bulunmanızı öneriyorum.
Selam ve Saygılarımla.
Hamdullah Dedeoğlu
04.11.2020.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.