25 Ekim 2026 Pazar

TÜRBAN ÜZERİNDEN AZERBAYCAN DÜŞMANLIĞI YAPMAK

 TÜRBAN ÜZERİNDEN AZERBAYCAN DÜŞMANLIĞI YAPMAK

Azerbaycan’da Kız öğrencilerin başörtüsü ile okullara giremeyeceği kararının getirilmesinden sonra, belirli kesimler İlham Aliyev ve Azerbaycan karşıtlığını körüklemeye devam ediyorlar. Cumhurbaşkanı danışmanı Oktay Saral ile başlayan ve iktidarı destekleyen bazı yazarlar tarafından sürdürülen kampanya da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve devlet bürokrasisi ağır ithamlarla hedef alındı.

Hızını alamayan bu kesimler İlham Aliyev için “Türk ve İslam düşmanı” “Diktatör Aliyev” nakaratlarına devam ettiler. Bu kesimler, ayrıca Karabağ’ın Ermenistan işgalinden kurtuluşunun da Türkiye’deki iktidar sayesinde olduğunu ileri sürerek, Azerbaycan’ı nankörlükle suçladılar.

İlham Aliyev ve Azerbaycan karşıtlığının basında ve sosyal medyada kampanya şeklinde devam etmesinden sonra, Azerbaycan hükümeti ve basını bu suçlamalara sert bir uslupla karşılık verdi.  Bu açıklamalarda, Azerbaycan devletinin bağımsız bir devlet olduğu, yapılan açıklama ve suçlamaların içişlerine müdahale anlamına geldiği ve Karabağ'ın kurtuluşunda dört bin Azerbaycanlının şehit verildiği belirtilerek tepki gösterildi.

Azerbaycan cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e “Türk ve İslam düşmanı” ve “diktatör” diyenler kimi temsil ediyorlar ve amaçları nedir?

Sondan söyleyeceğimizi baştan söyleyelim. İlham Aliyev’e İslam dini üzerinden suçlama getirenlerin kesinlikle İslam dini ile ilgileri bulunmamaktadır. Bu kesimlerin kız öğrencilerin eğitim hakkını savunmakla da ilgileri yoktur. Bunların yıllardır yaptıkları din tüccarlığıdır, din istismarıdır. Bu din tüccarlarına Kur’an’ı Kerim’de örtünme ile ilgili ayetleri ve ilahiyatçıların açıklamalarını verdiğimizde baş örtüsünün din ile ilgisinin bulunmadığı görülecektir. İlgili ayetler şöyledir:

NUR SURESİ 31. Ayet: “İnanan kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar. Irzlarını korusunlar. Süslerini kendiliğinden görünen kısım hariç açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üstüne çıkarsınlar. Süs yerlerini kocaları yahut babaları yahut kayın pederleri, yahut oğulları, yahut kocalarının üvey oğulları, yahut kardeşleri, yahut erkek kardeşlerinin oğulları, yahut kız kardeşlerinin oğulları, yahut kendi kadınları, yahut cariyeleri, yahut erkekliği kalmamış hizmetçiler veya kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süslerin bilinmesi için ayaklarını vurmasınlar. Ey inananlar! Saadete ermeniz için hepiniz tövbe ederek Allah’ın hükmüne dönün. " * Burada kastedilen süslerin, yani sürme, kına gibi şeylerin bulunduğu baş, kulak, boyun, kol ve ayaklardır. (Milliyet Gazetesi Yayınları, Kuran’ı Kerim’in Türkçe okunuşu ve Anlamı, 1982)

AHZAB SURESİ 59. AYET:  “Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve inananların kadınlarına dışarı çıkacakları vakit dış elbiselerini giymelerini söyle. Bu onların tanınmasını ve bundan dolayı incitilmemelerini temin eder. Allah suçları bağışlar ve merhamet eder.”

Ayetlerden de görüleceği gibi, köle ve cariyelere örtünme zorunluluğu yoktur. Örtünme, sadece hür kadınları korumak amacını taşımaktadır. Cinsellikle bir bağlantısı bulunmamaktadır. "Bu onların tanınmasını ve incinmemelerini temin eder" denilerek hür kadın güvence altına alınmaktadır. 

Bizim yaptığımız bu tespiti İlahiyatçı-yazar Salih Suruç da yapmaktadır. Sayın Salih Suruç "KAİNATIN EFENDİSİ PEYGAMBERİMİZİN HAYATI" adlı eserinde şunları yazmaktadır:

"Bir kısım edepsiz münafıklar, köle kadınlara sataşırlardı. Zaman zaman sair (diğer) kadınları da köle zannıyla rahatsız ederlerdi. Bunların müminlerin hanımlarını da rahatsız ettikleri olurdu. Neden böyle yaptıkları sorulduğunda ise, "BİZ ONLARI KÖLE SANMIŞTIK" diyerek mazeret uydururlardı.”

“Bu hadiseler üzerine, Müslüman kadınların örtünmelerini emreden şu ayeti kerime nazil oldu:

"Ey peygamber!.. Zevcelerine (eşlerine), kızlarına, müminlerin kadınlarına iç elbiselerinin üzerlerine cilbaplarını (örtülerini) giymelerini söyle! Bu onların tanınıp eza (eziyet) edilmemelerine daha uygundur. AHZAB SURESİ 59. AYET. " (SALİH SURUÇ, PEYGAMBERİMİZİN HAYATI, SAYFA,722, NESİL YAYINLARI)

Aynı konuda Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk Hoca da şunları yazmaktadır:

"Bu ayetteki emir şartlı bir emirdir. Mümin kadınların tanınıp eza görmemelerini sağlamak için üzerlerine "Cilbab" (sokağa çıkıldığında kullanılan ve vücudu baştan aşağı örten dış giysi) almaları emrediliyor. Yani cilbab emri tanınmayı sağlamak ve tasallutu önlemek içindir. ...Demek oluyor ki, "Cilbab " örfi bir düzenlemedir. Belli şartların varlığına bağlıdır." (Kur'an'daki İslam, Sayfa, 529)

Örtünmeyle ilgili Prof. Dr. Hayrettin Karaman da şunları belirtmektedir:

"O devirde henüz köle ve cariyeler bulunduğu için çarşıda pazarda bunlara sataşılır, el ve dil ile rahatsız edildikleri olurdu. İslam bir yandan bu gibi davranışları önlemeye çalışırken, diğer yandan, cariye sanılarak hür kadınların da rahatsız edilmelerini önlemek üzere tedbir almıştır."  (İslami Araştırmalar Dergisi, Ekim 1991)

İlahiyatçı yazarların da belirttiği gibi örtünme, yedinci yüzyıldaki toplumda hür kadını, taciz ve saldırılara karşı korumayı amaçlayan bir uygulamadır. O dönemde köle ve cariyelerin örtünmesi bulunmuyordu. Dolayısıyla, köle ve cariyelere yapılan taciz ve saldırının bir cezası da yoktu. Zira Köle ve cariyeler bir mal gibi alınıp, satılıyordu. Köle sahibi, köle ve cariye üzerinde her türlü yetkiye sahipti.

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, örtünmenin din ile, iman ile ilgisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, baş örtüsünü din ile eşitleyenler tamamen olayı çarpıtarak, din tüccarlığı yapmaktadırlar. Din üzerinden nemalanmak amacını gütmektedirler. Kısaca dini,  çıkarlarına maske yapmaktadırlar.

Ayrıca, 7. yüzyıldaki bir örfü 21. yüzyıl toplumuna dayatmak da gerçeklere aykırıdır. Zira, köle, cariye, hür kadın ayrımı bugün var mı? Kadınlar sokakta saldırıya uğradığında onları koruyan güvenlik kuvvetleri yok mu? Ya da kadınları koruyan kanunlar bulunmuyor mu? Kadınlar erkeklerle aynı haklara sahip değiller mi? Yedinci yüzyıldaki örfi bir uygulamayı bugün için savunmak veya uygulamaya sokmak kadınlara hakaret olmaz mı?

Makalemizi baş örtüsü üzerinden kızların eğitim hakkını savunduklarını iddia edenlere bir soru ile bitirelim: Afganistan ve benzer ülkelerde kız öğrencilerin eğitim hakkı tamamen yasaklandığında neden ses çıkarmadınız? Yoksa iktidarı tamamen ele geçirdiğinizde siz de aynı yasağı mı getireceksiniz?

Hamdullah Dedeoğlu

25.10.2026.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Popular