3 Haziran 2026 Çarşamba

ALEVİ GENÇLER, NEDEN ASİMİLE OLMAKTADIR?

 

ALEVİ GENÇLER, NEDEN ASİMİLE OLMAKTADIR?

Alevilik ile ilgili yapılan etkinliklere gençlerin büyük bir kısmının ilgi göstermediğine şahit olmaktayız. Bunun üzerinde ciddi bir şekilde durmamız gerekmektedir.

Gençlerle yaptığımız sohbetlerden kısaca vardığımız sonuçlar şöyledir:

ilgisiz kalanların küçük bir kesiminin Alevi inancı dışındaki mezheplere yöneldiğine rastlamaktayız. Büyük çoğunluk ise, Alevi İslam inancını kabul etmekle birlikte kendisine pek yarar getirmediği, bu nedenle de zaman kaybetmek istemediklerini belirtmektedirler.

Bu cevaplardan edindiğimiz sonuç; en büyük etkenin Alevi gençlerin inançları konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklar, bu nedenle de asimile oldukları şeklindedir.

Peki bunun nedeni nedir? Birinci neden; devletin izlediği mezhepçi din politikası ve buna paralel uygulamalarıdır. Gerek eğitimde gerek iş hayatında bu ayrımcı politikalar hala devam etmektedir. Alevi inancına mensup bir aileden gelen liyakatli kişilere devlet kademesinde üst düzey görevler verilmemektedir. Alevi inancına mensup birisi, bilgili ve yetenekli de olsa ona kuşku ile bakılmaktadır. Bu bakış açısının da Osmanlı bürokrasisinden beri devam ettiğini belirtmeliyiz.

Devlet, zor durumlara düştüğünde Alevilerden en önde yer almaları istenirken, ancak sıra devletin imkanlarından yararlanmaya geldiğinde, en arkada gelmektedirler. Böyle eşitlik ve adalet olur mu? Böyle birlik ve beraberlik sağlanır mı?

Son yıllarda Aleviler lehine bazı adımlar atılmış olsa da çok yetersizdir. Üstelik, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nda görev alanların büyük bir kısmının  yeterli eğitim ve bilgiye sahip olmadıkları da görülmektedir. Yani, maddi yönden çok az bir bütçeye sahip olan kurum, aynı zamanda nitelikli kadrolardan da yoksundur. Burada görev alacak kadrolar, Alevi toplumunun sorunlarını analiz edebilecek ve çözüm yollarını sunabilecek kapasiteye sahip olmalıdırlar. Alevilerin talepleri, Cemevlerinin tadilat ve tamiratını yapmakla çözülebilecek sorunlar değildir. Bu konuda daha kapsayıcı faaliyetlere yer verilmelidir.

Alevi gençlerin asimile olmasından, Alevi dernek ve vakıfların da sorumluluğu bulunmaktadır. Büyük çoğunluğunun yönetimi seksen öncesinden kalma Solcuların denetiminde olduğu için; Alevi inancı ile bir bağları kalmamış bulunmaktadır. Yaptıkları tek faaliyet, politikada mevkii ve makam kapmak için dernek ve vakıfları siyasetin merkezinde tutmak olmuştur.

Bu eski solcuların Alevi gençlerin inançlarını, kültürlerini, gelenek ve göreneklerini öğretmek gibi bir dertleri bulunmamaktadır. Bunu yapmadıkları gibi, tam tersine gençlere ya “Ali’siz Aleviliği” empoze etmeye çalışmaktadırlar. Ya da “Alevilik Anadolu’nun eski bir inancı olup Luviler’den gelmektedir” şeklinde propaganda yapmaktadırlar. Yani, Alevi gençler hem içerden hem de dışardan asimile olmaya açık hale getirilmektedirler.

Ancak işin ilginç tarafı,  seksenden önce kalma bu "solcular” Alevi inancı ve kültürünü yaşatmak için çalışmalarda bulunan dernek ve vakıfları da “Asimilasyoncu” ve “iktidar işbirlikçisi” olmakla itham etmektedirler. Esas asimilasyonculuğu kendileri yapmaktadırlar. Ancak, kendilerini gizlemek için görevlerini yapan vakıf ve dernekleri “asimilasyoncu” olmakla itham etmektedirler.

Bu kısa özetten sonra, Alevi inancına mensup gençlere yönelik olarak ne yapılmalıdır?

Bu soruya şöyle cevap verebiliriz:

1-Cemevlerinde Alevi gençlere yönelik, Alevi İslam tarihi dersleri verilmelidir.

2-Kur’an’ı Kerim, Türkçe olarak Hz. Ali’nin Kur’an Mushafında olduğu gibi, sureler iniş sırasına göre öğretilmelidir.

3-Kur’an sureleri ve ayetleri iniş gerekçeleri ile birlikte anlatılmalıdır.

4-Alevi İslam önderlerinin, başta Hz. Ali ve Hacı Bektaş-ı Veli olmak üzere, mücadeleleri, fikirleri ve eylemleri ile ilgili paneller, konferanslar ve kurslar düzenlenmelidir.

5-Alevi-Bektaşi ozanların biyografileri ve eserlerinde yer alan sözlerin anlamları detaylı olarak öğretilmelidir.

6-Gençlere yönelik, Dede ve zakir yetiştirilmesi için kurslar açılmalıdır.  

7-Dinler tarihi hakkında bilimsel yöntemler kullanılarak gençlere yönelik eğitici kurslar verilmelidir.

8-Alevi-Bektaşi inancının anlatıldığı yazılı eserler başta buyruklar olmak üzere, günümüz şartlarına göre yeniden güncellenmelidir.

Bu önerileri daha da çoğaltılıp, detaylandırabiliriz. Cemevlerinin, özellikle de şehirlerdekilerin fiziki koşulları yukarıdaki önerilerimizi gerçekleştirmek için uygun bulunmaktadır.

Gençlerimize yönelik eğitici ve öğretici çalışmalar yapılmadığı taktirde, ileride bunun çok acıları olacağının bilinmesi gerekmektedir. Asimile olan Alevi gençlerden İŞİD, PKK, FETÖ gibi benzeri terör örgütlerine katılanların bile olduğu göz önüne alınarak bu çalışmalara biran önce başlanılmalıdır.

Eğer; biz gençlerimize sahip çıkmazsak, birileri bu boşluktan yararlanarak gençlerimizi hiç de onay vermeyeceğimiz mecralara çekecektir. Bunun olumsuz sonuçlarını da yine Alevi aileleri yaşayacaktır.

Alevi-Bektaşi dernekler, vakıflar ve ailelerin bu durumu göz önünde bulundurarak, bir an önce Alevi gençlere yönelik eğitim ve öğretim seferberliğine destek vermeleri bir zorunluluktur. Aksi taktirde gençlerimizi kaybetmekle karşı karşıya bulunmaktayız.

Hamdullah Dedeoğlu

03.06.2026.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Popular